son güncelleme Nisan 13, 2023 by admin
YARGILAMA SIRASINDA SADECE İDARE TARAFINDAN SUNULMUŞ OLAN İDDİA VE SAVUNMALARA YER VERİLMİŞ OLMASININ SİLAHLARIN EŞİTLİĞİ İLKESİNİ İHLAL ETTİĞİNE İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ İNCELENMESİ
GİRİŞ
06.01.2021 tarih ve 31356 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesi Kararı 2018/17680 Numarasına kaydedilmiş olan bireysel başvuru hakkındadır. Söz konusu kararın verildiği başvuruda, başvurucu idareye karşı açmış olduğu davada mahkeme kararının sadece idare tarafından sunulmuş olan belgelere göre karar verilmesinin hak ihlali olduğu iddiasında bulunmuş, Anayasa Mahkemesi yapmış olduğu inceleme neticesinde ihlal başvurusunun kabul edilebilir olduğu kanaatine ulaşmış ve devamında 03.12.2020 tarihinde verdiği hükümle, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
BAŞVURU GEREKÇESİ
Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruda, başvurucu kendi hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde vergi müfettişliğine atanmamasına karşı açmış olduğu davaya ilişkin dosyada, sadece davalı idare tarafından sunulan belgelere göre karar verilmiş olmasını ve hükme esas alınan bu belgelerin kendisine tebliğ edilmemesini, yargılamanın ilkelerinden olan “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkelerine aykırı olduğunu iddia etmiştir.Başvurucu müfettiş yardımcısı olarak görev yapmaktayken açılmış olan müfettişlik yazılı ve mülakat sınavlarına girerek başarı göstermiş, ve müfettiş olarak atanmaya hak kazanmış olmasına rağmen ilgili atama kararnamesinde ismini görememiştir.Bu kapsamda idareye neden atamasını yapılmadığına dair başvuruda bulunmuş ve kendisine somut bir açıklama yapılmadığından başvurucu işlemin iptali için dava açmıştır.Yapılan yargılama neticesinde, mahkeme 11/4/2016 tarihli kararı ile oyçokluğuyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde 6/4/2016 tarihinde davalı idarenin görevlisi tarafından Mahkeme Heyetine sunulan başvurucu hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna dair belgenin incelenmesi neticesinde başvurucunun kardeşleri ve babası hakkında elde edilen bilgilere göre başvurucunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu kanaatine varıldığı ve tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.Başvurucu bu karara karşı temyiz talebinde bulunmuş, temyiz istemi Danıştay İkinci Dairesi (Daire) tarafından 5/4/2018 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu devamında Anayasa Mahkemesine başvurarak yargılama makamı tarafından hak ihlali yapıldığını belirtmiş ve vergi müfettiş yardımcılığına atanmadan önce hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumlu olduğunu, hukuken kabul edilmeyecek belgeye dayanılarak işlem tesis edildiğini, söz konusu belgede akrabalarına yönelik bilgilere yer verildiğini, kararın haksız olduğunu belirterek adil yargılanma hakkı ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
GENEL AÇIKLAMA
Anayasanın 36. Maddesi herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğunu hükme bağlamış olup iddia ve savunma hakkı da bu maddede ayrı olarak ele alınmıştır.Bu hak tarafların yargılama makamları önünde iddia ve savunmalarını serbestçe ve eşit olarak dile getirme hakkı şeklinde ifade edilmektedir.Anayasanın 36. Maddesi ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine de yer vermektedir. Bu durumda silahların eşitliği ilkesi adil yargılanma hakkının bir parçası haline gelmektedir. Silahların eşitliği ilkesi; davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması anlamına gelir. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli yargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu kapsamda başvuru konusu olaya bakıldığında Anayasa mahkemesi başvurucu ile ilgili olarak görülmüş olan idari davada yukarıda bahsi geçen ilkelere uyulmadığından bahisle adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır.
İPTAL GEREKÇESİ
Başvurucu vergi müfettişti olarak atanmamasına dair işlemi dava ettiğinde, davanın reddedilmesine esas olan güvenlik soruşturmasına dair belgelerden dava boyunca haberdar olmadığını ve bu belgeleri kararla birlikte öğrendiğini belirtmiştir. Gerçekten de dosya incelendiğinde Mahkeme, uyuşmazlığın çözümünü büyük ölçüde Maliye Bakanlığı tarafından sunulan belgeler üzerine temellendirmiş olup başvurucu, işleme temel olan olguya ilişkin olarak bilgi/belge sahibi olmaması durumunu yargılama süresi boyunca Mahkemeye iletmiş ancak mahkeme bu talebi karşılıksız bırakmış ve davacı ancak kararla birlikte bu belgelerden haberdar olmuştur. Bu nedenle başvurucu, kardeşleri ve babası hakkında elde edildiği iddia edilen bilgilerin hangi delillere dayandığı, bu iddianın nasıl ve neden doğduğu konusunda idare tarafından mahkemeye sunulan bilgi ve belgelere sahip olmayan başvurucunun, ret hükmünün gerekçesi ile özellikle temyiz aşamasında hükme esas alınan belgelere ilişkin etkin olarak yorumda ve itirazda bulunması adına yeterli imkâna sahip olduğu söylenemeyeceği açıktır.
Neticeten Anayasa Mahkemesi somut yargılama sürecine bu çerçeveden bakıldığında başvurucuya hükme esas alınan belgeleri incelemesi, bu belgelere yönelik yorumda ve itirazda bulunabilmesi için pratik ve etkin imkânların sağlanmadığı kanaatine varmış ve Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanma güvencelerinden olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Yorum yaz