- GENEL OLARAK
- Kavram
Ticaret hayatının önemli kavramlarından biri olan ‘’sermaye’’ en genel hali ile ‘’Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı.’’ olarak tanımlanabilir. Ancak bir Anonim Ortaklık söz konusu olduğu zaman sermaye; ortaklığın vazgeçilmez ve ayrılmaz unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Nitekim TTK m. 329/2 kapsamında; Anonim ortaklıklarda, pay sahiplerinin otaklığın borçlarından şahsen değil, ortaklığa taahhüt ettikleri sermaye payı miktarında şirkete karşı sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu nedenle de, ortaklık alacaklılarının tek ve en önemli güvencesi olan şirket sermayesi büyük bir önem arz etmektedir. Esas sermaye kavramı kanunda birçok farklı yerde karşımıza çıkmakla beraberrağmen ne 6762 sayılı eski Ticaret Kanununda ne de 6102 sayılı TTK’da tanımı yapılmamıştır. Ancak biz, esas sermayeyi anonim şirketin tescilinden önce, şirket sözleşmesi çerçevesinde, ortakların getirmeyi taahhüt ettikleri malvarlığı değerlerinin toplamı olarak tanımlayabiliriz. Anonim ortaklıkta sermaye, pay sahiplerinin ortaklık bünyesine koymayı üstlendikleri malvarlığının toplamı ve bunun nakdi karşılığını ifade etmektedir. Bu nakdi karşılık, otaklığın ana sözleşmesinde belirlenmiş olan bir ‘’sayı’’olarak karşımıza çıkar. Bu belirlenmiş olan sayı, şirketin mevcut malvarlığında meydana gelen artış ve azalıştan etkilenmemekte, ana sözleşmede belirlenen hali ile kalmaktadır. Şirketin sermaye artırımı, bünyesine eklenecek mal ve nakdi değerle gerçekleşmemekte, ancak şirket ana
sözleşmesinde yer alan rakamın yükseltilmesi yani değiştirilmesi sureti ile gerçekleşebilmektedir. İşte bu durum da sermayenin artırımı olarak tanımlanmaktadır.
Anonim ortaklıklarda sermayenin ve sermaye artırımının gerek üçüncü kişiler ve şirket alacaklıları bakımından, gerekse şirket ortakları bakımından büyük önemi ve işlevi bulunmaktadır.Öncelikle bu işlev ve önem; ana sözleşmede yer alan sermaye miktarının genel kurul kararı ile dahi dağıtılamamasından ötürü alacaklılar ve üçüncü kişiler yararına bir güvence sağlamasından kaynaklanmaktadır. Bu yönü ile esas sermaye; bağlı bir mal varlığı niteliği kazanmakta, iadesi mümkün olmayacak şekilde pay sahipleri tarafındanşirkete eklenen mal varlığı ve nakdi değerler üçüncü kişiler ve şirket alacaklıları açısından bir teminat haline gelmektedir.
Sermayenin üçüncü kişiler ve şirket alacaklıları bakımından taşıdığı önemin yanı sıra pay sahiplerinin yetkileri ve temsil güçleri bakımından da büyük bir önem arz ettiğini söylemek gerekir. Esas sermayenin bölündüğü pay sayısı ve her bir payın itibari değeri ana sözleşmede gösterilmek zorundadır. Pay sahiplerinin ortaklıktaki yönetim hakları, temsil güçleri, oy hakları ellerindeki pay senetlerine ve ana sözleşmede pay senetlerine biçilmiş değere bağlıdır. Bu nedenle sermayenin şirket ortakları açısından oldukça büyük bir öneme haiz nitelikte olduğunu söylemek mümkündür.
Bahsedilen tüm bu sebeplerle; Anonim ortaklıklarda sermaye kavramına verilen önem ve bağlanan işlevler doğrultusunda; sermaye artırımı hususunun ‘’özel bir ana sözleşme değişikliği’’ ile düzenlenmesi adeta zorunlu hale gelmiştir.
- Sermaye Artırımı Kavramının Hukuki Mahiyeti ve Türk Hukukundaki Yeri
Ortaklıklar hukukunda önemli bir yere sahip olan sermaye artırım müessesesinin hukuki mahiyeti de önem arz etmektedir. Bu hususun yeni veya ek bir kuruluş niteliğinde olduğu yönünde görüşler bulunduğu gibi, zaman içerisinde sermaye artırımının ana sözleşme değişikliği niteliğinde olduğu yönünde görüşler de ortaya atılmıştır.
Türk Ticaret Hukuku;İsviçre, Fransız ve Alman Hukukundaki yönelimler doğrultusunda gelişmiş ve bu doğrultuda ilerlemiştir. 1926 ve 1957 tarihli mülga Türk Ticaret Kanunlarında; sermaye artırımı müessesinin, şirket kuruluşuna dair kanun maddeleri çerçevesinde uygulanması hükme bağlanmıştı.[1] Bu hükümler doğrultusunda; Prof. Dr. E.E. Hirş, esas sermaye değişikliğinin kısmi kuruluş veya kuruluş niteliğinde olduğu yönünde doktrin değerlendirmelerinde bulunmuştur.[2] Ancak gerek İsviçre, Fransız ve Alman hukukundaki gelişmeler, gerekse kuruluş teorisinin ticaret hayatında ihtiyaç duyulan pratikliğe cevap verememesi bu teorinin değişimine sebebiyet vermiştir. Nitekim mülga Ticaret Kanunlarında dahi, sermaye artırım müessesinin, ortaklık kuruluşundan ayrı bir kurum ve ana sözleşme değişikliğinin özel bir türü olarak düzenlenmesi Kanun Koyucunun bu müesseseyi bir kuruluş işlemi niteliğinde değil, sözleşme değişikliği olarak gördüğünün kanıtı olarak değerlendirilmektedir.
Sermaye artırımının kuruluş işlemi mahiyetinde görülmesi bu işlemi birtakım prosedürlere bağlı kılmaktadır. Günümüz ticari ve ekonomik hayatında sık sık başvurulan sermaye artırımının büyük ve zorunlu merasimlere bağlı kılınması, bu müessesenin sağladığı faydayı gölgelendirecektir.Nitekim,6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu, tüm bu ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte sermaye artırımını ana sözleşme değişiminin özel bir çeşidi olarak düzenlemiş tüm bu tartışmalara son vermiştir.
Sermaye Artırımı müessesesi Türk mevzuatında, temel olarak Türk Ticaret Kanunu ile düzenlenmiş ve Sermaye Piyasası Mevzuatı ile Vergi Mevzuatı ile de işlerlik kazandırılmıştır. Sermaye artırımı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun üçüncü bölümünün üçüncü ayrımında düzenlenmiş olup, ana sözleşme değişikliğinin özel bir türü olarak, madde 456 ile madde 472 arasında Sermaye artırımının genel hükümleri düzenlenmiştir. Genel hükümler dışında TTK’nın farklı bölümlerinde doğrudan veya dolaylı olarak sermaye artırımına ilişkin hükümler de bulunmaktadır.
1.1.3 Sermaye Artırım Hakkı
Sermaye artırımı; ana sözleşmede ayrıca belirtilmesine gerek olmaksızın, ortaklığın TTK’nın öngördüğü şartları yerine getirmiş olması koşulu ile her zaman mümkündür. Bununla birlikte,Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı, istisnai olarak bir kanun veya ana sözleşmede belirtilerek zorunlu kılınmadıkça ihtiyaridir.TTK m. 480/1’e uyumlu olarak, ortaklık ana sözleşmesi ile belirli bir miktar sermaye artırımı zorunlu hale getirilme imkanı da bulunmaktadır. Ortaklık Sermayesini artırma hakkı esas sermaye ve şarta bağlı sermaye sistemindeki ortaklıklarda Genel Kurul, kayıtlı sermaye sistemindeki ortaklıklarda ise Yönetim Kurulu tarafından alınan karar aracılığı ile kullanılır. (TTK m.359, m.460)
2. SERMAYE ARTTIRIM SEBEPLERİ VE SERMAYE ARTIRIM TÜRLERİ
2.1.SERMAYE ARTIRIM SEBEPLERİ
Anonim Şirketlerde sermaye artırımının çeşitli nedenleri vardır. Bu sebeplerin tamamının ayrı ayrı belirtilmesi neredeyse imkansız görünmekteyse de, muhtemel ve genel sebeplere değinilmesinin ardından, sermaye artırım türlerine göre bu sebeplerin detaylandırılmasında fayda vardır.
Sermaye artırımının en temel niteliği isminden de yola çıkılacağı üzere finansal niteliklere dayanmasıdır. Bir şirket finansal nitelikleri doğrultusunda, kendi faaliyet alanında sermaye gereksinimini karşılamaya çalışır. Şirketler kendi sektörlerindeki en güncel uygulamaların takipçisi olur, teknik gelişmeleri takip eder ve sert piyasa ve rekabet koşullarında ayakta kalmaya çalışır. Bu bağlamda sermaye artırım sebepleri arasında; mevcut tesislerin güncellenmesi ve geliştirilmesi, yeni araçların sağlanması, üretim kapasitesinin yükseltilmesi, yeni şubeler açılması veya ortaklıklar kurulması gibi örnekler sayılabilir. (Pulaşlı, 543.)
Finansal nitelik denilince akla gelen önemli bir husus da Anonim ortaklıkların mali durumları ile ilgilidir. Sermaye artırımının genel sebepleri arasında şirketin mali durumunun ayağa kaldırılması da gösterilebilir. Borç altına giremeyecek şirketlerde veya şirketlerin borç altına girmesinin faydasız olduğu durumlarda, daralan borç imkanlarının artırılması maksadı ile verilen misallerdeki gibi esas sermaye artırımı yoluna başvurulabilir. Dış kaynaklı artırımların yanı sıra, şirketin mali bünyesinin şirketin iç yapısı ile güçlendirilmesi yolu ile gerçekleşmektedir. Bunun sebebi yine finansal nitelik taşımaktadır. Şirketin kredi portföyünün güçlenmesi, alacaklılara garanti sağlanması gibi ihtiyaçların iç yollar ile çözümlenmesinden ibarettir. Bu nevi artırım durumlarında, ortakların şirkete olan borçları, dağıtılmamış karlar veya bilançodaki yedek akçelerin şirketin ortaklık sermayesine eklenmek sureti ile sermaye artırımı yoluna gidilebilmektedir.
ANONİM ŞİRKETLERDE ESAS SERMAYE ARTTIRIMI
2.1 SERMAYE ARTIRIM TÜRLERİ
Anonim şirketlerde sermaye artırımı, artırım türlerine göre; esas sermaye sistemi, kayıtlı sermaye sistemi ve şarta bağlı sermaye sistemine göre sermaye arıtımı olmak üzere üç gruba ayrılır. Bu temel üç türden kanunlarda ilk düzenleneni esas sermaye sistemine göre sermaye artırımıdır. Üç temel tür gerçekleştirilme şekli yani, sermaye artırımında izlenecek yöntem olarak iç kaynaklar veya dış kaynaklardan artırım, halka açık veya halka açık olmayan şirketlerden artırım,mevcut payların değerlendirilmesi veya yeni paylar çıkarılması ile artırılması ve kısa yoldan sermayenin artırılması olarak alt türlere ayrılmaktadır.
§3. ESAS SERMAYE SİSTEMİNE GÖRE SERMAYE ARTTIRIMI
3.1. Genel Açıklama
Esas sermaye sistemine göre sermaye artırımı, dış kaynaklardan sermaye artırımı, iç kaynaklardan sermaye artırımı, payların halka arzı yoluyla halka açık olan veya olmayan sermaye artırımı ve son olarak kısa yoldan sermaye artırımı olarak sınıflandırılabilir.
3.2. Esas Sermaye Sistemine Göre Dış Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Esas sermaye sistemine göre sermaye artırımının bir türü olan dış kaynaklardan sermaye artırımı, genel olarak; halihazırda pay sahibi olan veya olmayan kişilerin ortaklığa dışarıdan (yani ortaklığın malvarlığı dahilinde bulunmayan) yeni malvarlıkları getirerek esas sözleşmedeki sermaye miktarını artırmalarıdır. Esas sermaye sisteminde dış kaynaklardan sermaye artırımında sadece ana sözleşmede belirtilen sermaye miktarı artmamakta, ayrıca dışarıdan ortaklık bünyesine eklenen yeni mallar sayesinde aynı ölçüde ortaklığın malvarlığı da artmaktadır.
Dış kaynaklardan sermaye artırımı; yeni paylar ve pay senetlerinin çıkartılması ve mevcut pay ve pay senetlerinin itibari değerlerinin artırılması olmak üzere iki yol ile gerçekleştirilir.
Yeni paylar ve pay senetlerinin çıkartılması yolu ile dış kaynaklı sermaye artırımı TTK 456 vd. maddelerinde karşımıza çıkmaktadır. İşbu hususta, ortaklığa koyulması taahhüt edilen veya koyulan yeni sermaye miktarı oranında yeni pay ve pay senetleri dağıtılmakta, mevcut pay sayısı artmaktadır. Dış kaynaklardan sermaye artırımının diğer bir gerçekleştirilme şekli olan mevcut payların itibari değerinin yükseltilmesinde ise, yeni pay ve pay senetleri çıkarılmayıp, mevcut payların itibari değerlerinin esas sermayenin artırımı oranında artırılmasıdır. (TTK m.421/2a, 459/1) Bu durumda pay ve pay senedi sayısı aynı kalmakta ancak payların itibari değerleri arttığından ana sözleşmedeki sermaye ve malvarlığı da artmaktadır.
Sermaye artırımının dış kaynaklardan yapılması durumunda bütün mal ve haklar sermaye olarak koyulabilir. Bu hususta özellikle ilk akla gelenler; para, taşınmaz ve taşınır mallar, kıymetli evraklardır. Bunlarla birlikte iktisadi açıdan değer teşkil eden her türlü haklar; fikri ve sınai mülkiyet hakları, taşınır ve taşınmazların kullanım ve yararlanma hakları da dış kaynak olarak ortaklık sermayesine eklenebilir. Vadesi gelmiş alacakların ortaklık sermayesine konu edilip edilemeyeceği hususu tartışmalı olmakla birlikte TTK m. 343 gereği; alacağın gerçekliğinin ve geçerliliğinin ortaklık merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesi’nce atanacak Bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği ve bu şartla vadesi gelmiş alacakların ortaklık sermayesine eklenebileceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay’ın aynı yöndeki kararına göre ise; ‘’ ortak alacaklarının sermaye artırımında kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırılık olmadığı gibi, şirketin mali durumunun düzelmesi için de elzem olabilir…’’ denilmek sureti ile alacakların ortaklık sermayesine konu olacağı açık şekilde belirtilmiştir.
Her ne kadar sermaye artırımına yukarıda bahsedilen değerlerin dahil edilmesinin yolu açık ise de, istisnai olarak bazı anonim şirket kuruluşlarında ve dış kaynaklardan sermaye artırımında yalnızca ‘’nakdi’’ sermaye eklenmesi de gerekli olabilir. Bu durumlarda istisnai kanun hükümleri uyarınca hareket edilip, öngörüldüğü şekilde nakit sermaye koyulması gerekmektedir. (SerPK m.12/1, Bankacılık Kanunu m.7.)
3.2.1 Dış Kaynaklardan Sermaye Artırımının Ön Koşulları
Dış kaynaklardan sermaye artırımı birtakım ön koşullara bağlanmıştır;
– Önceki sermaye taahhütlerinin ödenmiş olması;
TTK m.456/1 gereğikural olarak ortaklığa konulması taahhüt edilen sermaye miktarının ortaklığa ödenmemesi sermaye artırımına engeldir. Ancak bu koşul sadece dış kaynaklardan sermaye artırımında mevcut olup, iç kaynaklar açısından böyle bir şart aranmamaktadır. Daha önce doktrinde ve uygulamada tartışmaya sebebiyet veren bir husus da, 6102 sayılı TTK ile ETK’dan farklı olarak aynı maddenin 2. Cümlesine ‘’sermayeye oranla önemli sayılmayan tutarların ödenmemiş olması sermaye artırımını engellemez’’ cümlesini eklenmesi ile son bulmuş oldu. Sermayeye oranla ödenmemiş tutarın ölçütü ise; ödenmemiş tutarın mutlaka sermayeye oranı sonucunda ortaya çıkan ve taahhüt edilen sermayeye göre küçük ve az bir rakamı temsil etmesidir. Örneğin sermayenin 200.000 TL olması ile 5.000.000,00 TL olması arasında ödenmemiş tutar bakımından rakamsal açıdan büyük farklılıklar mevcut olacaktır. Bu hususta yaygın birçok görüşe göre taahhüt edilen sermayenin %95 oranında ödenmesi ve tartışmalara son verilerek bu oran üzerinden hareket edilmesi önerilmektedir. Yargıtay ise ödenmemiş %10’luk oranın önemsiz sayılamayacağı yönünde karar vermiştir.
– Ortaklığın kullanılabilir iç kaynakları sermayeye dönüştürülmeden dış kaynaklardan sermaye artırımı yapılamaması;
TTK m. 462/3 doğrultusunda ortaklık bünyesinde mevzuatın izin verdiği şekilde sermayeye dahil edilebilecek fonların bulunması durumunda, bu fonlar sermayeye dahil edilmeden, dış kaynaklardan sermaye artırılması mümkün değildir. Bu düzenleme 6102 sayılı yeni TTK’nın getirdiği bir yenilik olup, 6762 Sayılı eTK yürürlükte iken, ortaya çıkan dürüstlük kuralına aykırı uygulamaların önüne geçme çabası taşımaktadır. TTK’da mevcut yeni düzenlemeye göre; hem kullanılabilir mevcut fonların sermayeye dönüştürülmesi hem de aynı zamanda aynı oranda sermaye taahhüt edilerek sermaye artırılması mümkündür. (TTK m.464/3) Bu hususta önemli oran sermaye artırımının aynı anda ve aynı oranda olmasıdır. (örneğin 300 bin TL iç kaynaktan 300 bin TL dış kaynaktan yapılması) İç kaynaktan yapılan artırımın düşük tutulup, dış kaynaktan daha fazla sermaye koyulması durumunda, bu genel kurul kararı geçersiz olup, dava yoluyla iptali istenebilir.
– Gümrük ve Ticaret Bakanlığından izin alınması;
TTK m. 333’de bazı anonim şirketlerin ana sözleşme değişikliği ve esas sermaye değişikliği Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanacak tebliğ doğrultusunda Bakanlığın iznine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Hükümde bahsi geçen 28468 sayılıtebliğ 15 Kasım 2012 tarihinde yayımlanmıştır. İşbu tebliğin ilgili hükmünde;
‘’Kuruluşu ve esas sözleşme değişikliği işlemleri Bakanlık iznine tabi olan şirketler
MADDE 5 – (1) Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, tüketici finansmanı ve kart hizmetleri şirketleri, varlık yönetim şirketleri, sigorta şirketleri, anonim şirket şeklinde kurulan holdingler, döviz büfesi işleten şirketler, umumi mağazacılıkla uğraşan şirketler, tarım ürünleri lisanslı depoculuk şirketleri, ürün ihtisas borsası şirketleri, bağımsız denetim şirketleri, gözetim şirketleri, teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketleri, 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi şirketler ile serbest bölge kurucusu ve işleticisi şirketlerin kuruluşları ve esas sözleşme değişiklikleri Bakanlığın iznine tabidir. Ancak, kayıtlı sermaye sistemine kabul edilen Sermaye Piyasası Kanununa tabi halka açık anonim şirketlerin kayıtlı sermaye tavanı içinde yapacakları sermaye artışlarında Bakanlık izni aranmaz.’’
Denilmek sureti ile sermaye artırımı ve esas sözleşme değişimi için GTB’dan izin alması gereken şirketler belirtilmiş ve ayrıca kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş Sermaye Piyasası Kanuna tabi şirketlerin, kayıtlı sermaye tavanı içerisinde yapacakları artış için Bakanlık iznine tabi olmadıkları belirtimiştir. GTB incelemesi sadece kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkin olup, bu iznin genel kurul kararlarından önce alınması gereklidir. Ayrıca, GTB’nin iznine tabi olduğu halde, izin alınmadan sermaye artırılması hükümsüz olup, ticaret siciline tescili de mümkün değildir. (Tebliğ, m.5/c-3)
-Sermaye artırımının tescil ettirilmesi;
Sermaye artırımına esas sermaye sisteminde genel kurulu, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulu kararı gerekmekte olup, salt bu kararın alınması artırım için yeterli değildir. Artırım kararının yönetim kurulu veya genel kurul kararı tarihinden itibaren 3 ay içerisinde Ticaret Siciline tescil edilmesi gerekmektedir. Aksi halde gerekli ise alınmış Bakanlık izni de dahil olmak üzere yönetim kurulu ve genel kurul kararları geçersiz kabul edilir ve ödenmiş bedeller sahiplerine iade edilir.(TTK m.456/3, m.345/2)
3.2.2 Halka Açık Olmayan Anonim Ortaklıklarda Yeni Paylar Çıkarılarak Dış Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Yeni paylar çıkarılarak dış kaynaklardan sermaye artırımı; halka açık olmayan sermaye artırımı ve halka açık sermaye artırımı olmak üzere iki türdür,
3.2.2.1. Halka Açık Olmayan Anonim Ortaklıklarda Halka Açık Olmayan Sermaye Artırımı
Bu yolla yapılan sermaye artırımında, sermayenin artırılan kısmı halka arz edilmeksizin, mevcut ortaklar, pay sahipleri veya onların belirlemiş olduğu üçüncü kişiler tarafından taahhüt edilmesi yolu ile yapılır. Bu yolla yapılan sermaye artırımı tamamen Türk Ticaret Kanunu’na tabi olup, Sermaye Piyasası Kanunu’na dair hükümlerin uygulanması söz konusu değildir. Halka açık olmayan Anonim Ortaklıklarda halka açık olmayan sermaye artırımı en nihayetinde bir dış kaynaklı sermaye artırımı olduğundan yukarıda değinilen usule paralel olarak yapılır.
İlk olarak yönetim kurulu, sermaye artırımına ihtiyaç bulunduğuna ilişkin bir ana sözleşme değişikliği teklifi hazırlar ve bunu karara bağlar. Bu teklif metninde en başta artırılması önerilen sermaye miktarı ve sermayenin türü belirtilir. Devamında bu sermaye miktarının karşılığı olan pay sayısı, sermayenin ödenme şekli ve süresi belirtilir. Sermayesi artırılacak şirket TTK m.333 kapsamında GTB iznine tabi bir şirket ise, Bakanlıktan izin alınır ve bu iznin devamında Genel Kurul’da Sermaye artırım kararı alınması zorunludur. (TTK m.452, m.453, m.456/2) Genel Kurul’un kararı zorunlu nitelikte olup, bu yetkisini herhangi bir başka organa veya kişiye devretmesi söz konusu değildir.(TTK m.460 ve SPK m.18 de yer alan kayıtlı sermaye sistemi dışında yönetim kurulu, genel kurul yerine sermaye artırımına ilişkin karar alamaz, yalnızca bu kararın icrasını üstlenebilir.[9] ) Genel kurul, olağan bit toplantıda karar alabileceği gibi, salt sermaye artırımı için olağan üstü bir toplantı ile de toplanabilir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ‘’ …. Esas sözleşme değişikliği gerektiren sermaye artırımı kararı için 421/2 maddesindeki değil, 421/1 maddesindeki karar yetersayılarının aranacağı…. Tabidir.’’ Demek sureti ile, sermaye artırımının ağırlaştırılmış karar ve toplantı yetersayılarına tabi olduğunu belirtmiştir. (Toplantı yetersayısı için; ortaklık esas sermayesi, karar yetersayısı için toplantıdaki mevcut oy sayısı esas alınmıştır, karar yetersayısı toplantıda mevcut oyların çoğunluğudur)
Sermayenin artırılmasına ilişkin karar alınacak Genel Kurul toplantısına mevcut durumda pay sahibi olan kişiler katılabilir. Sermaye artırım yolu ile pay elde edecekler bu toplantıya katılamaz ve oy hakları yoktur. Paysenetleri borsada işlem görmeyen anonim şirketlerin sermaye artırımı ve anasözleşme değişimine ilişkin kararları TTK m. 421/1 hükmüne tabidir.
Genel Kurul’dan çıkan kararın yanı sıra, anonim ortaklıkta imtiyazlı pay sahipleri var ise mutlak suretle bunların da icazetinin alınması gerekmektedir. İmtiyazlı pay sahiplerinin;kar, tasfiye,, oy ve yönetimde yer alma hakkı gibi çeşitli konularda hakları bulunabilir. Sermaye artırım kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte ise, pay sahiplerinden veya onların oluşturdukları kurullardan sermaye artırımına ilişkin kararın onayının alınması da gereklidir. (TTK m.454/1)
Sermaye artırımında yerine getirilmesi gereken bir diğer önemli husus da nakdi sermaye taahhüdünün ödenmesidir. TTK madde 459/3 kapsamında ve TTKm.344 uyarınca; arttırılan sermayenin tamamının taahhüt edilmesinden sonra, nakdi olarak taahhüt edilen sermayenin minimum yüzde yirmi beşinin artırım tescilinden önce ve kalanının tescili takip eden 24 ay içinde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. (Ana sözleşmede yüzde yirmi beşten daha fazla bir ön ödeme belirlenebilir.) Nakdi sermaye taahhütlerinin Türk Lirası şeklinde ödenmesi gerekmekte olup, kıymetli evrak niteliğine haiz belgeler nakdi sermaye olarak kabul edilmemektedir.
Tüm bu işlemlerin ardından Yönetim Kurulu TTK m.457 uyarınca bir beyan hazırlar ve imzalar. Bu beyan sermaye taahhüdüne ilişkin TTK m.457/1’e haiz bilgileri içermeli, açık ve dürüst bir şekilde yazılmalıdır.
Sermaye artırımının tescili; Genel Kurulun artırım kararını takip eden 30 gün içerisinde Yönetim Kurulu tarafından anonim şirketin merkezinin bulunduğu yer ticaret sicil müdürlüğüne başvurulmak sureti ile yapılır.(TTK m.455, TSY m.72) Daha önce bahsedildiği gibi, sermaye artırımının 3 ay içinde tescil edilmemiş olması, sermaye artırımını hükümsüz kılmaktadır.Ticaret siciline tescil edilen hususlar 30 günlük süre içerisinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir.
3.2.2.2. Halka Açık Olan veya Olmayan Anonim Ortaklıklarda Dış Kaynaklardan Halka Açık Sermaye Artırımı
Anonim ortaklıkların dış kaynaklardan halka açık sermaye artırımına gitmesi TTK m. 461 ‘’rüçhan hakkı’’ kısmında yer bulmuştur. Madde hükmü mevcut pay sahiplerinin yeni pay alma haklarının kısmen veya tamamen kaldırılmasından bahisle bunun halka arz ile mümkün olabileceğini belirtmiştir. Bu durumu halka açık anonim şirketlerin yapması tabii iken halka açık olmayan şirketler ise bu yolla halka açık hale gelmektedirler. Halka açık olmayan sermaye artırımı tamamen TTK hükümlerine tabi iken, halka açık olan ve olmayan anonim ortaklıkların halka açık şekilde dış kaynaklardan sermaye artırımı Sermaye Piyasası Kanunu’na ve buna ilişkin ek mevzuatlara tabidir.[13]
Halka açık sermaye artırımı ve halka açık olmayan sermaye artırımı arasında izlenecek yöntem bakımından temel fark doğal olarak; yeni payların halka arzı ve yeni payların satışıdır. Bunun haricinde TTK m.456/1’de hükme bağlanan ve dış kaynaklardan sermaye artırımının zorunlu bir unsuru olan eski iştirak- sermaye taahhütlerinin tamamen ödenmesi şartı burada da aranmaktadır. Ancak; TTK m.462/3 gereği sermaye taahhüdü ile sermaye artırımında bilançoda sermayeye eklenebilecek fonların bulunması halinde bu fonların sermayeye dönüştürülme zorunluluğu halka açık ve halka açılmak üzere Sermaye Piyasası Kurumuna başvurmuş anonim ortaklıklar bakımından geçerlilik arz etmemektedir.
Gerek halka açık gerekse sermaye artırımı yolu ile halka arz olacak anonim ortaklıklarda dış kaynaklardan sermaye artırımına ilişkin Yönetim Kurulu tarafından ana sözleşme değişikliği önerisi hazırlanmalıdır. Sermaye artırımı yolu ile ilk kez halka arz olacak şirketler; ana sözleşmelerini SerPK ve Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine paralel hale getirmek maksadı ile yönetim kurulunca ana sözleşme değişikliği önerisi hazırlaması gerekmekte olupancak hali hazırda halka açık olan ve yalnızca esas sermaye artırımına gidecek ortaklıkların yönetim kurullarının yalnızca ana sözleşmedeki esas sermaye miktarına ilişkin değişiklik önerisi hazırlamaları yeterlidir. Ayrıca hem halka açık hem de halka açılacak anonim ortaklıkların pay ve paysenetlerinin halka arzı için yönetim kurulunca bir izahname hazırlaması da zorunludur. (SerPK m.4/1)
Yönetim Kurulu tarafından hazırlanan ana sözleşme değişikliği önerisi ve izahnameSermaye Piyasası Kurulu’nun onayına sunulmalıdır.(SerPK m.33, m.6) Sermaye Piyasası Kurulu’nun yanı sıra TTK m.333, m.456/2 ve m.453 kapsamında gerekiyor ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izni alınmalıdır.
Genel Kurul tarafından alınacak sermaye artırım kararı halka açık olan ve halka açılacak anonim şirketler bakımından farklılık arz etmektedir. Halka açılacak olan anonim şirketlerin genel kurulu TTK hükümleri çerçevesinde toplanıp karar alırken, halka açık anonim ortaklıklar SerPK hükümleri(özellikle m.29, m.30) çerçevesinde toplanıp karar alırlar.
Halkın ortaklık paylarını satın almaya daveti ve sirküler yayımlanmasıSerPK m.6/1 hükmü gereğidir. Satın alma davetine ilişkin yayımlanacak sirkülerin içeriği SerPK ikincil mevzuatı olan Pay Tebliğinde düzenlenmiştir. (m.23) Yayımlanan tebliğin ardından pay senetlerinin halka arzı ve satış evresine geçilir. Halka arz ve satış SerPK ikincil mevzuatı olan tebliğlerde düzenlenmiş olup,halka açık olmayan anonim ortaklıklar halka arz ettikleri yeni payları ‘’borsada satış’’ veya ‘’talep toplama’’ yöntemlerinden biri ile yürütürler. Ayrıca, SerPK m. 12/1 gereği halka arz edilerek satılan payları nakden ve tam olarak ödenmelidir.
3.2.3 Yeni Pay Alma Hakkı
Yeni pay alma hakkı, Anonim ortaklıklarda sermaye artırım müessesinde önemli bir yere sahip olup, TTK m.461 ile hükme bağlanmıştır.Kanun maddesinin başlığı ‘’rüçhan hakkı’’ olup, doktrinde birçok görüş ön alım hakkı olarak da tanımlamaktadır. Yeni pay alma hakkı; sermayenin artırılması sonucu çıkacak yeni payları, mevcut pay sahiplerinin kendi payları oranında öncelikli olarak alması hakkı olarak tanımlanabilir.
Mevcut pay sahiplerine böyle bir hak tanınmasının nedeni, sermaye artırımı sonucunda mevcut pay değeri ve pay sahipliği haklarında bir düşüş ve kayıp sağlanmasının önüne geçilmesidir. Ancak belirtmek gerekir ki yeni pay alma hakkı bir hak niteliğinde olup, yükümlülük değildir.Sınırlı sorumluluk ilkesi gereği de gerek ana sözleşme ile gerekse genel kurul kararı ile bu haklarını kullanmaları yönünde zorlanamazlar.
3.2.3.1. Yeni Pay Alma Hakkının Kullanılması
Yeni pay alma hakkı dış kaynaklardan sermaye artırımı müessesine özgü bir durum olup, iç kaynaklardan sermaye artırımında gerek duyulmamaktadır. Dış kaynaklardan sermaye artırımında kullanılırken ise;
Genel kurul tarafından esas sermayenin artırılması yönünde karar verilmiş olması ve genel kurul kararında bu hakkın kullanımını yasaklayan bir karar alınmamış olması gerekir. (TTK m.461/3) Genel kurul tarafından verilen artırım kararının ardından yeni pay alım hakkı ve esasları Yönetim Kurulu tarafından belirlenir ve karara bağlanır. Bu kararda yeni pay alma hakkı için pay sahiplerine en az 15 gün süre verilir. Yönetim kurulu kararı tescil edilir ve TTSG’ de ve şirketin internet sitesinde yayımlanır.
Yeni pay alma hakkı ancak kanunun, ana sözleşmenin veya genel kurul kararlarının yetki tanıdığı kişiler tarafından kullanılabilir. Kanunen yeni pay alma hakkına haiz olanlar; pay sahipleri (TTK m.477) ve pay veya pay senedi üzerinde rehin veya intifa hakkı bulunanlardır. Bunun yanı sıra ana sözleşmede ve genel kurul kararları ile bu hakka haiz olabilirler.Bunlara örnek olarak; TTK m.503 gereği yeni pay alma hakkı veren intifa senedi sahipleri ve TTK m.504 yeni çıkan paylar ile değiştirilebilecek tahvil sahipleri verilebilir.
3.2.4. Payların İtibari Değerlerinin Yükseltilmesi Sureti İle Dış Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı, sermayeye eklenen değer ile yeni paylar ortaya çıkarılarak gerçekleşebileceği gibi, mevcut payların itibari değerlerinin artırılması yolu ile de gerçekleşebilir. TTK bu artırım türünü açık şekilde bir madde ile düzenlememiş ise de m.456 vd. maddelerinden çıkarımda bulunulabilir. Ticari hayatta bu uygulama türüne nadiren rastlanmakta olup, bunun en temel sebebi ise artırım kararı için oybirliği aranmasıdır. Bu nedenle payların itibari değerlerinin yükseltilmesi sureti ile sermaye artırımı az ortaklı ve genelde aile anonim ortaklıklarında karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bu nevi bir artırımda yeni paylar ortaya çıkmayacağı için yeni hissedarlar ve pay sahipleri de bulunmamaktadır.
Temel nitelikleri yeni pay çıkarılması yoluyla sermaye artırımı ile benzer olup, artırım kararı için oybirliği gerekmesi en birincil farkıdır (TTK m. 421/2-a). Artırım için gerekli oybirliği hem toplantı için hem de karar için aranmaktadır.
3.3. Esas Sermaye Sistemine Göre İç Kaynaklardan Sermaye Artırımı
3.3.1 Genel Açıklama
İç kaynaklardan sermaye artırımı en temel hali ile ortaklık bünyesinde bulunan ve belirli bir sebep için ayırılmış mali değerlerin ortaklık sermayesine eklenmesidir. İç kaynaklardan sermaye artırımı TTK m.462 ‘de düzenlenmiş olup ortaklığın belli nitelikteki yedek akçeleri ve ertesi yıla aktarılmış safi karı ile henüz dağıtılmamış karının ve mevzuatın bilançoya koyulmasına izin verdiği fonların eklenmesi ile esas sermaye miktarının ve buna bağlı olarak pay adedi ile payların değerlerinin yükseltilmesi olarak ifade edilebilir.
Sermaye artırımının dış kaynaklardan artırılmasında dışarıdan gelen miktar oranında sermaye arttığı halde, iç kaynaklardan sermaye artırımında ortaklığın malvarlığında herhangi bir değişim olmamakta, ortaklık mal varlığında bulunan değerler sermayeye aktarılmaktadır. Bu sayede ortaklığın fiili sermayesi ile, sahip olduğu malvarlığı miktarı birbirine yaklaşmakta, ortaklığın itibari değerini artırmaktadır. Ortaklığın yedek akçeleri, dağıtılmayan son sene karı gibi genel kurul kararı ile dağıtılabilecek bağlı nitelikte olmayan değerler, genel kurula bağlı bir değer olmaktan çıkmakta, şirket tüzel kişiliğine bağlı bir değer haline gelmektedir. Artan pay değerleri ve sermaye neticesinde de alacaklıların güvenceleri artmaktadır.
İç kaynaklardan sermaye artırımı, dış kaynaklardan sermaye artırımında olduğu gibi yeni pay ve pay senetlerinin çıkarılması ile ve mevcut pay ve pay senetlerinin itibari değerlerinin yükseltilmesi sureti ile gerçekleştirilebilir.
Ayrıca kanun iç kaynaklardan sermaye artırımının iç kaynaklardan sermaye artırımı ile birlikte gerçekleştirilebilmesini de mümkün kılmıştır. (TTK m.462/3)
3.3.2. Sermaye Artırımında Kullanılabilecek İç Kaynaklar
Sermaye artırımında kullanılabilecek iç kaynaklar;
Yedek akçeler; kanun, anasözleşme veya genel kurul kararı gereğince anonim ortaklığın çeşitli şekilde elde ettiği karın sermayeyi aşan miktarının alıkonması olarak karşımıza çıkar. Yedek akçe ayırım yetkisi genel kurula ait olup bu yetki hiçbir şekilde yönetim kuruluna veya başkaca bir organa, kişiye devredilemez. (sermayeye dahil edilme biçimlerine göre; kanuni yedek akçeler, iradi yedek akçeler, gizli yedek akçeler olmak üzere üç şekilde sınıflandırılırlar)
Önceki yıldan aktarılan kar; önceki yıldan kalan safi karın dağıtılabilir kısmının Genel Kurul kararı gereği dağıtılmayıp olağanüstü bir yedek akçe olarak ayrılması mümkündür. (TTK m.523)
Önceli hesap dönemlerinin dağıtılmamış karları
Dağıtılmasına karar verilmemiş son yılın karı; son dönem bilançosunda kar zarar miktarlarının hesabının ardından belirlenen ancak henüz sahiplerine dağıtılmamış olan safi kardır. Bu karın sermaye artırımı için kullanılması yönünde bir düzenleme bulunmadığı gibi, kullanılmasına engel herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır. (TTK m.523, SPK m.19)
3.3.3. Yeni Paylar Çıkarılarak İç Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Yeni paylar çıkarılarak iç kaynaklardan sermaye artırımında, dış kaynaklardan sermaye artırımından farklı olarak eski iştirak taahhütlerin ödenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak TTK m. 462 kapsamında sermaye artırımının hem iç kaynaklardan hem de dış kaynaklardan artırımına müsaade etmekte olup, bu durumda tıpkı dış kaynaklardan artırımda olduğu gibi sermayenin ödenme borcunun yerine getirilmesi koşulu aranacaktır.
Yeni paylar çıkarılarak iç kaynaklardan sermaye artırımını halka açık şirketlerin ve halka açık olmayan şirketlerin halka açık sermaye artırımı ile halka açık olmayan sermaye artırımı olmak üzere farklı merasimleri vardır. Ancak belirtmek gerekir ki; halka açık olmayan anonim ortaklıkların iç kaynaklardan halka açık sermaye artırımı yapması kanunen mümkün değildir. Bu durum sermaye artırımı değil, ekonomik olarak iç kaynaklarını nakde çevirmelerinden ibarettir. Bu sebepleyeni paylar çıkarılarak iç kaynaklardan sermaye artırımını ‘’Halka Açık olamayan ortaklıkların iç kaynaklardan halka açık olmayan sermaye artırımı’’ ve ‘’halka açık ortaklıkların iç kaynaklardan sermaye artırımı’’ olarak incelemekte fayda vardır.
3.3.3.1 Halka Açık Olamayan Ortaklıkların İç Kaynaklardan Halka Açık Olmayan Sermaye Artırımı
Bu durumda, tıpkı diğer sermaye artırım türlerinde olduğu gibi Yönetim Kurulu tarafından yeni paylar çıkarılması sureti ile iç kaynaklardan sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliği önerisi hazırlanır ve karara bağlanır. (TTK m.390) Yönetim kurulunun kararının ardından ana sözleşme değişikliği TTTK m.333 kapsamında Bakanlık iznine tabi olan anonim şirketler Gümrük ve Ticaret Bakanlığından izin alırlar. Sermaye artırımı iç kaynaklardan yapılsa dahi bir ana sözleşme değişikliği niteliği taşıdığından sermaye artırımına ilişkin Genel Kurulun kararına ihtiyaç duyulmaktadır.(TTK m.453, m.456/2) Anasözleşme değişikliğine karar verilmesinin ardından, Yönetim Kurulu sermaye artırımına ilişkin yeterli iç kaynağın ortaklık bünyesinde mevcut olduğunu beyan eder. Bu beyanında yıllık bilançolar da eklenerek Ticaret Siciline tescil ve ilan ettirilir. (TTKm. 455, TSY m.72) Ticaret siciline tescil daha önce de belirtildiği gibi kurucu bir etkiye sahip olup, 3 ay içerisinde tescil edilmediği takdirde sermaye artırımı geçerliliğini yitirmektedir. Ticaret siciline tescilin ardından geçerlilik kazanan yeni paylar ve pay senetleri ortaklık pay defterine ortaklar adına kayıt ettirilir. İzlenecek bu yöntem genel itibari ile dış kaynaklardan sermaye artırımına paralel olarak seyretmektedir.
3.3.3.2. Halka Açık Ortaklıklarda İç Kaynaklardan Halka Açık Sermaye Artırımı
Halka açık ortaklıkların iç kaynaklarından faydalanmak sureti ile sermaye artırımına gitmesi Pay Tebliğinin 16/4 maddesi kapsamında düzenlenmiştir. Bu yolla sermaye artırılırken yine en başta Yönetim Kurulu tarafından sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliği önerisi ve izahname hazırlanmalı ve karara bağlanmalıdır. Tıpkı dış kaynaklardan sermaye artırımında olduğu gibi, halka açık anonim ortaklığın iç kaynaklardan sermaye artırımında da ana sözleşme değişikliği ve izahname Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayına sunulmalıdır. Sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliği 15 Kasım 2012 tarihli GTB Tebliği m.5 gereği ve TTK m.333 kapsamında GTB iznine tabi bulunabilir. Ana sözleşme değişikliği Genel Kurulun onayına sunulmalı ve onay kararı alınmalıdır. Genel Kuruldan verilen onay kararının ardından Yönetim Kurulu iç kaynakların sermaye artırımında kullanılabilirliğini bildiren bir yazılı beyan hazırlar ve bu yazılı beyan ile birlikte, ana sözleşme değişikliği Ticaret Siciline tescil ve ilan edilir.
3.3.4. Mevcut Payların İtibari Değerlerinin Yükseltilmesi Sureti ile İç Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Mevcut payların itibari değerlerinin iç kaynaklardan yükseltilmesi sureti ile sermayenin artırılmasının bir ana sözleşme değişikliği olduğu şüpheden varestedir. Gerek uygulamada gerekse doktrinde böyle bir sermaye artırım türünün bulunduğu ve pratik faydası olduğu yönünde birçok görüş bulunmasına karşın, bu artırım türünün TTK’da düzenlenmemesinin bir eksiklik olduğu söylenebilir. Bu artırım türünün pratik faydası, yeni paylar çıkarılması ve bu payların sahibine dağıtılması gibi merasim işlemlerine ihtiyaç kalmamasıdır. Bu eksiklik haricinde mevcut payların itibari değerlerinin yükseltilmesi sureti ile iç kaynaklardan sermaye artırımı, yeni pay ve pay senetlerinin çıkartılması sureti ile dış kaynaklardan sermaye artırımı ile aynı usule tabidir.
4. KAYITLI SERMAYE SİSTEMİNE GÖRE SERMAYE ARTTIRIMI
4.1.Genel Açıklama
Halka açık anonim şirketler, özellikle iş hacmi yüksek ve büyük halka açık ortaklıklar, hızlı bir şekilde belirli bir amaç için kullanabilecekleri sermayeye ihtiyaç duymaktadırlar. Büyük halka açık şirketler, rekabeti muhafaza etmek, yatırım yapmak veya şirket devralmak gibi birçok nitelikli sebep ile sermayeye ihtiyaç duyabilir. İşte bu noktada daha önce bahsi geçen şekilde, genel kurul kararına haiz sermaye artırım merasimi maliyetli olmasının yanı sıra zaman kaybına da sebebiyet vermektedir. Kayıtlı sermaye; şirkete esnek bir sermaye yapısı sunarak, ihtiyaç halinde yeni pay ve pay senetleri çıkarılmasına imkan sağlamaktadır. Kayıtlı sermaye sistemine göre sermaye artırımı TTK’nın yanı sıra Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 19 Ekim 2012 tarihli ‘’Halka Açık Olmayan Anonim Şirketlerde Kayıtlı Sermaye Sistemine İlişkin Tebliği’’ ile de düzenlenmiştir.
Kayıtlı sermaye sistemi, anonim ortaklıklardaana sözleşme ile belirlenerek, ticaret siciline tescil edilen rakama kadar,genel kurul kararı yerineyönetim kurulunasermayenin artırılması imkanıtanıyan, böylece sermaye artırımına ilişkin ağır formaliteleri ve merasimiazaltan bir sermaye artırım sistemidir. Kayıtlı sermaye sisteminde sermayenin artırılabilmesi için, mutlaka esas sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunması gerekmektedir.
Kayıtlı sermaye sistemi karşımıza üç sermaye türü çıkarmaktadır. Bunlar: Kayıtlı sermaye, başlangıç sermayesi ve çıkarılmış sermayedir.
-Kayıtlı sermaye, anonim şirketlerin ana sözleşmesinde yer alması koşuluyla, yönetim kurulu kararı ile Türk Ticaret Kanunu’nun esas sermayenin artırılmasına dair hükümlerine tabi olmaksızın pay ve pay senedi çıkarabilecekleri azami miktarı gösteren, ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiş sermayeleridir (SerPK m. 3/1-l). Yönetim kurulunun sermayeyi artırma yetkisi, ticaret siciline tescil edilen rakama ulaşılana dek devam eder, bu sınıra ulaşılınca yetki sona erer.
-Başlangıç sermayesi ise kayıtlı sermaye sistemine dahil olmak isteyen anonim ortaklıkların sahip olmaları gereken asgari çıkarılmış sermayeleridir (SerPK m. 3/1-b).Kayıtlı Ser
-Çıkarılmış sermaye ise, kayıtlı sermayeli anonim ortaklıkların satışı yapılmış pay ve pay senetlerini temsil eden sermayeleridir (SerPK m. 3/1-d).
4.2. Kayıtlı Sermaye Sisteminde Sınırlamalar
Kayıtlı sermaye sistemi, şirketlere bir ‘’esneklik’’ kazandırsa birtakım sınırlamaları mevcuttur. Bu sınırlamalar zamansal olarak ve miktar olarak sınırlamalar şeklinde sınıflandırılabilir.
4.2.1. Zamansal Sınırlama
Sermaye artırımına ilişkin koyulan zamansal sınır, Genel Kurulun Yönetim Kuruluna kayıtlı sermaye üst sınırına(tavanına) kadar sermaye artırma yetkisi verdiği zamana ilişkindir. Bu süre iznin verildiği yıl da dahil olmak üzere en çok beş yıl boyunca geçerlidir. (TTK m.460/1, SerPK m.18/2) Ana sözleşmenin değiştirilmesi veya genel kurul kararı ile yönetim kuruluna verilmiş 5 yıllık bu yetkilendirme süresi, süre dolmadan en çok 5 yıl olmak üzere birden fazla kez de uzatılabilir. (TTK m.460/1, SerPK m.18/2, GTB Tebliği m.5/5) Ancak belirtmek gerekir ki; kayıtlı sermaye sistemi dahilinde iken yeni bir sermaye artırımı yapılabilmesi için artık esas sözleşme değişikliği gereklidir, bu da yönetim kurulunun yetkilerini aşan bir husustur. Kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılan payların satılarak tamamının bedeli ödenmedikçe veya satışı gerçekleşmeyen paylar iptal edilmedikçe de yeni payların çıkarılması mümkün değildir. (SerPKm.18/3)
4.2.2. Miktar Sınırlaması
Her ne kadar kayıtlı sermaye sisteminde miktar sınırlaması denilince akla ilgili GTB Tebliği’nin 5/1 maddesinin ‘’Başlangıç sermayesi en az yüzbin Türk Lirası olan şirketler; Bakanlıktan izin almak şartıyla kuruluşta kayıtlı sermaye sistemini kabul edebilirler veya sonradan esas sözleşmelerini değiştirerek kayıtlı sermaye sistemine geçebilirler.’’ hükmü gelmekte ise de, miktar sınırlaması yalnızca kayıtlı sermaye sistemine kabul edilirliğin ön koşulu olan yüzbin Türk Lirası ile sınırlı değildir.
Kayıtlı sermaye sistemine koyulan miktar sınırlaması TTK ile değil, GTB Tebliği ile düzenlenmiştir. İlgili Tebliğin 5/5.maddesinde ‘’ Kayıtlı sermaye tavanı başlangıç sermayesinin beş katından fazla olamaz. Kayıtlı sermaye tavanı, çıkarılmış sermayenin kayıtlı sermaye tavanına ulaşıp ulaşmadığına bakılmaksızın esas sözleşme değiştirilerek yükseltilebilir. Kayıtlı sermaye sisteminin kabul edilmesinden veya sisteme geçilmesinden sonra izleyen dönemlerde kayıtlı sermaye tavanı, esas sözleşmenin değiştirileceği genel kurul toplantısı sırasındaki çıkarılmış sermayenin en fazla beş katı olarak belirlenebilir.’’denilmek sureti ile miktar sınırlamasının çerçevesi çizilmiştir.
Yönetim kurulu en fazla bu tavana ulaşıncaya kadar artırım yetkisine sahiptir ve çıkarılmış sermaye bu tavana ulaştığında yönetim kurulunun sermaye artırımı yapma yetkisi de sona erer.
Yönetim Kurulunun bu yetkisi ancak esas sözleşme ile yeni bir kayıtlı sermaye tavanı belirlenmesi ile yeniden doğabilir. Bu da bir esas sözleşme değişikliği olup, ana sözleşme değiştirme yetkisi ise genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. (TTK m. 408/2-a). Böyle bir karar olmadıkça yönetim kurulunun kayıtlı sermaye tavanını aşacak düzeyde sermaye artırımı yapamaz, yaptığı takdirde ise aştığı miktar kadar batıl olur.
4.3. Kayıtlı Sermaye Sistemine Göre Sermaye Artırım Türleri
Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımı bir esas sözleşme değişimi niteliğinde olmayıp, bir yönetim kurulu işlemidir. Bu sebeple sermaye artırımı esnasında salt genel kurulun yetkisi dahilinde bulunan işlemlerin yapılması söz konusu değildir. Payların itibari değerlerinin artırılması sureti ile sermaye artırımı kayıtlı sermaye sisteminde gerçekleşmemektedir çünkü bu yöntemde, pay ve pay senedinin itibari değerlerinin artırılması ana sözleşme değişikliği ile gerçekleşmektedir. İşte bu sebeple, kayıtlı sermaye sisteminde yalnızca yeni pay ve pay senedi çıkarılması sureti ile iç ve dış kaynaklardan, halka açık olan veya halka açık olmayan sermaye artışı mümkündür. Kayıtlı Sermaye sistemine göre sermaye artırımında izlenecek yöntemler, esas sermaye artırımındaki hükümlerle paralel olarak uygulanmakta olduğundan burada artırım usullerine tekrar değinilmeyecektir.
4.3.1. Halka Açık Olmayan Ortaklıklarda Dış Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Sermaye artırımı için öncelikli olarak mevcut sermayeyi temsil eden tüm pay bedellerinin ödenmiş olması şartı aranmaktadır. (TTK m.456/1, GTB Tebliğim.5/2) Her ne kadar kayıtlı sermaye sistemine girişte GTB izni aranmakta ise de, MOROĞLU’na göre TTK m.460/2’deki yetersiz düzenleme sebebi ile Bakanlık iznine ihtiyaç duyulduğunu ancak esasen kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımının bakanlık iznine tabi tutulması sistemin mantığına aykırı bir nitelik taşımaktadır. Görüşümce; kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artırımı bir ana sözleşme değişikliği işlemi değil, yönetim kurulu işlemi olduğundan Bakanlık iznine tabi olmaması gereklidir. Sermaye artırımının mevzuata uygun gerçekleştirilmesinin ardından, kayıtlı sermaye doğrultusunda sermaye artımının gerçekleştiğinin Ticaret Siciline Tescil ve İlan edilmesi gereklidir.
4.3.2. Halka Açık Anonim Ortaklıklarda Sermaye Artırımı
Halka açık anonim şirketlerin kayıtlı sermaye sisteminde kurulması veya daha sonra bu sisteme geçmesi SPK hükümlerinde düzenlenmiştir. Kayıtlı sermaye sisteminde kurulması ya da kayıtlı sermaye sistemine geçmesi istenen halka açık bir anonim şirketin, Sermaye Piyasası Kurulundan izin alması ve asgari miktarda pay satımını gerçekleştirmesi gerekmektedir. Kayıtlı sermaye sisteminde bulunan ancak halka açık olmayan bir anonim şirketin halka açılmak istemesi durumunda ise Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izin alınmasına gerek bulunmamaktadır.
5. ŞARTA BAĞLI SERMAYE ARTTIRIMI
5.1 Genel Açıklama
TTK m. 463’ de düzenlenen şartlı veya şarta bağlı sermaye artırımı, diğer artırım türlerinden büyük farkları bulunan ve Amerikan Hukukundan esinlenerek Kara Avrupası hukuk sisteminde uygulama alanı bulmuş bir sermaye artırım türüdür.Şartlı sermaye artırımı, tahvil ve benzeri borçlanma araçları aracılığı ile şirketten alacaklı olanların, şirketin ortaklarına dönüşmelerini amaçlayan, bu suretle şirkete sermaye sağlayan, dolayısıyla finansmana yardımcı olan ve çalışanlar için pay senedi çıkarılmasına imkan tanıyan bir uygulamadır.
5.2. Şarta Bağlı Sermaye Artırımının Özellikleri
Şartlı sermaye artırımının bir sermaye sistemi mi yoksa bir sermaye artırım yöntemi mi olduğu hususu doktrinde tartışmalara sebebiyet vermiştir. Bir görüşe göre şartlı sermaye artırımı, genel kurulun aldığı karar doğrultusunda esas sözleşmenin değiştirilmesiyle alım ve değiştirme haklarının kullanılması için belirlenen süre boyunca geçerli olabilecek bir uygulama olduğundan bir sermaye artırım yöntemi olarak görülmektedir. Doktrindeki diğer görüşe göre ise, esas ve kayıtlı sermaye birbirinin alternatifi olduğu halde, şartlı sermaye, esas veya kayıtlı sermayeye alternatif olarak değil, onların yanında kullanılabilecek bir sermaye sistemi olduğundan sermaye sistemi olarak nitelendirilmektedir.
Ancak belirtmek gerekir ki; bir anonim ortaklığın şartlı sermaye artırımı ile sermayesini artırabilmesi için her artırımda yeni bir genel kurul kararına ihtiyaç vardır. Alım ve değiştirme hakları bu kararda belirlenen süre boyunca kullanılabilmektedir ve TTK m. 463’ün gerekçesinde şartlı sermaye artırımı bir sermaye sistemi değil ‘’ yöntem’’ olarak nitelendirilmiştir.
Şartla bağlı sermaye artırımı, genel kurulun masraflı ve ağır işleyen formalitelerinden kaçınabilmek, anonim şirketin sermaye ihtiyacını hızlı bir şekilde çözebilmek, değiştirilebilir tahvil uygulamasını sorunsuz hale getirmek için bulunmuş olan bir sermaye artırım yöntemidir. Bu yöntemde sermaye bir anda artmamakta, alım ve değiştirme hakkı sahipleri ile çalışanlar haklarını kullandıkça ceste ceste bir artış gerçekleşmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, şarta bağlı sermaye artırımının esas ve kayıtlı sermaye sistemindeki sermaye artırımında olduğu gibi zamansal bir sınırlaması da bulunmamaktadır.
Şarta bağlı sermaye artırımının gerçekleşebilmesi için, ortaklık ana sözleşmesinin buna izin veren ve düzenleyen bir hükmü bulunmalıdır. (TTK m.465) Genel itibari ile şarta bağlı sermaye artırımına Genel Kurul karar vermekteyse de, artırım işlemi genel kurul kararı ile değil, değiştirme ve alım haklarının kullanılması ve borcun takas veya ödeme yolu ile ifası sureti ile gerçekleşir. (TTK m. 463)
Genel Kurulun şarta bağlı sermaye artırımına yönelik ana sözleşme değişimine ilişkin kararı Yönetim Kurulu tarafından Ticaret Siciline tescil ettirilir. (TTK m.471)
Şarta bağlı sermaye artırımı kararını içeren ortaklık ana sözleşmesinde, birtakım zorunlu unsurlar bulunmakla birlikte bu unsurlara ek olarak ihtiyari unsurlar da eklenebilir. TTK m.465 uyarınca bulunması gerekli unsurlar;
- Şarta bağlı sermaye artırımının itibari değeri
- Payların sayıları ve her bir payın itibari değeri
- Pay değiştirme ve alım hakkından faydalanabilecek gruplar
- Mevcut pay sahiplerinin kaldırılmış rüçhan haklarının belirtilmesi
- Belirli pay sahiplerine tanınacak imtiyazlar (mevcut ise)
- Yeni nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlamalar
- Değiştirme ve alım haklarının kullanım şartları ile ihraç bedelinin hesaplanmasına ilişkin esaslar.
Ayrıca belirtmek gerekir ki; şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin düzenlenen ana sözleşme hükmü değişim ve alım hakkının kullanılmasından sonra ana sözleşmeden çıkarılıp, ticaret sicilinden silinmesi gerekmektedir. (TTK m.472) Bu sebeple de her bir şarta bağlı sermaye artırımının gerçekleşmesi için ayrı bir ana sözleşme hükmüne ihtiyaç duyulmaktadır.
5.3. Şarta Bağlı Sermaye Artırımının Uygulama Çevresi
Şarta bağlı sermaye artırımının uygulama çevresi kişiler yönünden ve borçlanma araçları yönünden mümkündür. Kişiler bakımından uygulama çevresi TTK m.466/1 hükmü ile belirlenmiştir.Bu hüküm ve TTK m. 463/1 çerçevesinde pay sahipleri dışında sermaye artırımına katılabilecekler; ‘’borçlanma veya tahviller karşılığında şirketten veya topluluk şirketlerinden alacaklı olan kişiler’’, ve ‘’çalışanlar’’dır. Bu kişiler esas sözleşmede gösterilebileceği, Genel Kurul kararında kim ve hangi sıfata haiz olanların açıkça belirtilmesi de önerilmektedir.
Borçlanma araçları bakımından uygulama alanı ise kanunun lafzı gereği ‘’donatılmış tahviller veya benzeri borçlanma araçları’’ olarak nitelendirilmektedir. Burada uygulamada sıklıkla karşılaşılan önemli bir husus ise; şarta bağlı sermaye artırımı için yalnızca bu amaca özgülenerek çıkarılmış yeni hisse senedi ve tahvillerin mi yoksa bunlarla birlikte mevcut eski borç senetlerinin de sermaye artırımına dahil edilip edilemeyeceğidir. Yaygın görüş, mevcut eski borç senetlerinin dahil edilmesinin, yeni çıkarılan borç ve benzeri senetlere haiz alacaklıların opsiyon ve değiştirme hakkına herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmayışından bahisle kullanılabilirliği olduğu yönündedir.
KAYNAKÇA
Bahtiyar, M.: Ortaklıklar Hukuku, 11. Bası, İstanbul 2016.
Çağlar, H.: Anonim Şirketlerde Esas Sermayenin Azaltılması,1.Baskı, Ankara 2010.
Hirş, E: Ticaret Hukuku Dersleri,3. Baskı İstanbul 1948
İmregün, O: Anonim Ortaklıklar, 4. Baskı, İstanbul 1989
Kaya,M: Şartlı Sermaye Artırımı, 1. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2009
Moroğlu, E: Anonim Ortaklıklarda Esas Sermaye Artırımı, Güncellenmiş 4. Baskı, İstanbul 2018,
Pulaşlı, H.: Şirketler Hukuku Genel Esaslar, 5. Baskı, Ankara 2017.
Pulaşlı, H.: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011.
Yorum yaz